Görüşler

Ekonomik Görünüm Yayınları

Ekonomik Görünüm: Yeni Dönem, Eski Sorular

Küresel ekonomideki toparlanma, umut verici... Bununla birlikte kısa vadede hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ekonomilerde artan siyasi belirsizlikler önemli bir risk unsuru olarak görülüyor. Türkiye tarafında zorlu ve çalkantılı bir dönemin ardından ekonomiye odaklanılması için uygun bir fırsat... Bu yeni dönemde eski sorunları kontrol altına alabilmek için ise kapsamlı bir orta vadeli perspektif oluşturulmalı. Aksi takdirde büyümenin, kısa vadeli güçlü seyrinin ardından tekrar zayıflaması ve kırılganlıklarımızın daha da yükselmesi olası... 

Deloitte Türkiye ‘Ekonomik Görünüm – Yeni Dönem, Eski Sorular Raporu, küresel ekonominin siyasi risklere rağmen toparlanmaya işaret ettiğine dikkat çekiyor. Türkiye tarafında ise önümüzdeki dönemde dış finansman koşuları ile içeride ekonomi politikalarının seyri izlenmesi gereken konular arasında ilk sırada sayılıyor.

Küresel ekonomide toparlanma umut verici

Rapor, küresel ekonomide özellikle son dönemde yaşanan toparlanmanın umut verici olduğunu iletiyor. Korku endeksi olarak bilinen VIX, tarihsel olarak en düşük seviyelerde; bu durum da risk algısının son derece olumlu olduğunu gösteriyor. Büyüme, beklenen seviyede olmasa da hızlanıyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin ve emtia fiyatlarındaki görece istikrarın desteğiyle gelişmiş ekonomilerde enflasyon, hedeflenen seviyelere kalıcı bir yükseliş sergilemiyor fakat deflasyon riski şimdilik ortadan kalkmış görünüyor.

Türkiye ekonomisi

Türkiye ekonomisi, yılın ilk yarısında görece güçlü seyrettikten sonra, ikinci yarıda özellikle yılın sonuna doğru belirgin şekilde ivme kaybetme riski barındırıyor. Gelecek yıl ise yavaşlamanın bir miktar daha sürmesi bekleniyor. An itibariyle istihdam seferliğinin etkisi henüz rakamlara sınırlı yansımışken, önümüzdeki aylarda bir miktar toparlanma bekleniyor. Yine de seferberliğin tek başına sonuç getirmeyeceği, tek haneli işsizlik rakamı elde etmek için büyümede ve yatırımlarda gözle görülür ve kalıcı bir toparlanmanın olması gerekliliği öne çıkıyor.

Uzun vadeli enflasyon beklentilerinin TCMB’nin belirsizlik bandının da üzerinde seyretmesi ve temel enflasyon göstergelerindeki katılık, enflasyondaki yüksek seyrin dönemsel olmadığı, hatta son yıllarda alışılan ortalama %8 seviyesinin üzerine sıçradığını gösteriyor. Rapora göre enflasyon, yıl sonunda tek haneli seviyeye gerileyecek ancak %9’lar düzeyinde kalacak.

Yaşanan gelişmeler, bütçe açığının GSYH’ya oranla %2,1 olacağına ilişkin resmi beklentinin aşarak %2,5 seviyesinde gerçekleşeceği değerlendiriliyor. Açığın, 2018 yılında ise %2 seviyesinde olması bekleniyor. 2019 yılının yeni bir seçim yılı olması nedeniyle 2018 bütçesinde belirgin bir sıkılaşma olmayacağı, hatta yeni teşviklerin devreye sokulabileceği öngörülüyor. Cari açık seviyesinin ise 2017 sonunda 35 milyar dolar seviyesine doğru bir artış kaydetmesi bekleniyor.

Avrupa’da toparlanma devam, ancak siyasi riskler endişe yaratıyor

Euro Bölgesi’nde ekonomik toparlanma güçlü seyrini sürdürüyor. Riskler tarafında, Hollanda ve Fransa seçimlerinde popülist-Euro karşıtı adayların kaybetmesi belirgin bir rahatlama yaratsa da siyasi endişeler tam olarak ortadan kalkmadı. Fransa’da yapılacak Parlamento seçimleri, İtalya’da erken genel seçim riski, Almanya’da Eylül’de yapılacak genel seçimler bu siyasi endişelerin başında geliyor.

Rusya’da petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Brezilya’daki siyasi belirsizliğin azalması sonucu 2015 ve 2016’da daralan Brezilya ve Rusya ekonomilerinin ise bu yıl büyümeye dönebileceği ifade ediliyor.

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm: Ekonomide kalıcı bir toparlanma için referandum sonrası oluşacak “hikaye” kritik

Deloitte Türkiye’nin yayınladığı Ekonomik Görünüm Raporu, küresel büyümeye ilişkin 2016’nın ikinci yarısında başlayan toparlanmanın sürdüğünü ve bunun görece bir iyimserlik oluşturduğunu ortaya koyuyor. Rapor, Türkiye için ise 2017’nin hem aşağı hem yukarı yönlü riskler barındırdığını, ancak ekonomide kalıcı bir toparlanmanın yatırımcılara perspektif sağlayacak kapsamlı bir ekonomik programdan geçtiğini belirtiyor.

2017 Türkiye’de nasıl geçecek?

Bu yıl büyümenin nasıl şekilleneceği büyük belirsizlik taşıyor, ancak Ocak ve Şubat aylarına dair verilere bakıldığında şimdilik zayıf görünümün devam ettiği; 2017 yılının tamamı için büyüme açısından hem aşağı hem yukarı yönlü risklerin olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte, ekonominin canlandırılmasına dönük hamleler 2017 için umut vadediyor. Ancak kalıcı bir toparlanmadan bahsetmek için referandum sonrasında oluşacak yeni “hikayenin” kritik önemde olduğu vurgulanıyor.

Diğer yandan enflasyon ve cari açık gibi temel kırılganlıklarımız ise devam ediyor. Enflasyon tarafında çift haneli seviyelere beklenilenden erken ulaşılması öngörülenin üzerinde bir bozulma ile karşı karşıya kaldığımıza işaret ediyor. Cari açığın ise, turizmde zayıf da olsa bir toparlanma yaşansa da petrol fiyatlarındaki artışa bağlı olarak hafif artış göstermesi muhtemel görünüyor.

Küresel piyasalar ne söylüyor?

Küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı rapor dünyanın, 2016’nın ilk yarısında yaşanan yavaşlamanın etkisinin ardından ikinci yarıda toparlanarak, yılı zayıf da olsa büyüme ile kapattığını belirtiyor. Çin’in 2016 yılını %6,7’lik büyüme ile tamamlaması ve ekonomide kayda değer bir yavaşlama olmaması için teşviklerin süreceğine yönelik beklentiler bu olumlu atmosferi besliyor. Buna rağmen, ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın başkanlık seçimlerinin ardından sergilediği korumacı tutum, Hollanda, Fransa ve Almanya’da yaklaşan seçimler ve Yunanistan’ın yaşadığı borç krizi gibi küresel ekonomiyi saran birçok belirsizlik de büyüme görünümünü olumsuz etkileme potansiyelini sürdürüyor. Bu başlıkların yanı sıra, İtalya’daki zayıf bankacılık sektörü kaynaklı riskler ve İngiltere ile AB arasında yapılacak Brexit görüşmeleri de yıl boyunca takip edilecek gündem başlıkları arasında yer alıyor.

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm: Büyü(yeme)me Sancıları

Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, büyümede son yıllarda hem bir yavaşlama hem de kalite konusunda sorunlar mevcut. Uzun vadeli sürdürülebilir büyümenin kaynağı olan üretkenlik artışları son yıllarda yerinde sayıyor ve reel ücret artışları da bunun çok üzerinde seyrediyor. Diğer taraftan ekonominin arz tarafındaki bu soruna ek olarak ‘makro kırılganlıklar’ oldukça yüksek seyrediyor.

Bu klasik kırılganlık unsurlarından olan enflasyon tarafında küresel koşullar düşünüldüğünde %5’lik hedef dahi yüksek kalıyor, Türkiye’de enflasyon trendi %8 civarında katılaşmış görünüyor. Cari açık ise petrol fiyatındaki yarı yarıya düşüşe rağmen, halen 35 milyar dolar civarlarında, GSYH’ye oranla ise %5 gibi yine oldukça yüksek bir oranda. Özellikle son dönemdeki bozulmada güvenlik sorunları nedeniyle turizmde yaşanan büyük kayıplar etkili olmakla birlikte, düşük büyümemize ve kurda sert değer kaybına rağmen “çekirdek” dengedeki bozulma dikkat çekici.

Büyümenin tetikleyicileri olan dört ana motordan özel tüketim, kamu harcamaları, özel yatırım ve ihracat kompozisyonunda da, sadece özel tüketim ve kamu harcamalarının ağırlığı çekti ve bu durum, sağlıksız bir yapıya işaret ediyor. Türkiye özelinde büyümenin daha çok yatırım ve ihracat ağırlıklı olması arzulanıyor.

Sonuç olarak Türkiye ekonomisi büyüme dinamikleri açısından kritik bir eşiğe geldi, kapsamlı bir ekonomik program kurgulanmadan ve siyasi istikrara kavuşmadan Orta Vadeli Program hedefleri maalesef oldukça iyimser kalıyor. 

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm: Soru ve Cevaplarla Dünya ve Türkiye Ekonomisi 2016

Deloitte Türkiye’nin Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, darbe girişimi sonrası piyasaların tepkisinin nispeten sınırlı kalması, Türkiye’nin uzun süredir ihtiyaç duyduğu “yeni bir hikaye” için fırsat sunuyor…

Küresel büyüme halen zayıf ve oldukça kırılgan

Küresel ekonomide, büyümenin önündeki temel engeller yüksek borçluluk, zayıf bankacılık sistemleri, gelir dağılımı, demografi ve düşük üretkenlik olarak sıralanabilir. Son dönemde büyüme tarafında yaşanan en önemli ‘şok’ ise ‘Brexit’. İngiltere’deki 23 Haziran referandumunda AB’den ayrılma kararının çıkması görünümü daha da olumsuza çeviriyor ve belirsizliği de oldukça artırıyor.

Devamı için tıklayınız.

 

Ekonomik Görünüm: Fed ve siyaset kıskacında ekonomi

Ekonomik Görünüm Raporu’na göre 2016 yılı yine Fed’in ve siyasetin etkisinde geçecek. Raporda hem büyümenin hem de enflasyonun geçen seneye göre yavaşlayacağı, cari açığın ise GSYH’ye oranla benzer bir düzeyde seyredeceği öngörülüyor. Sermaye girişlerinin çok güçlü seyretmeyeceği değerlendirilen rapora göre, işsizlik oranındaki gerileme sürdürülebilir gözükmüyor. 

Devamı için tıklayınız.

 

Ekonomik Görünüm: Soru ve Cevaplarla Dünya ve Türkiye Ekonomisi 2016

Deloitte’un Ekonomik Görünüm Raporu’na göre dünya ve Türkiye ekonomisi kritik bir eşikte. Küresel tarafta gözler Çin, FED ve petrol fiyatları üzerindeyken; içeride devam eden siyasi belirsizlikler, görece yüksek enflasyon ve cari açık ile zayıf büyüme dinamiklerinden oluşan bir tablo ile karşı karşıyayız...

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm: 2016’nın eşiğinde Türkiye ekonomisi – Aralık güncelleme

Küresel ekonomi yeniden zorlu ve kritik bir aşamaya geldi. Büyüme görünümü gelişmekte olan ülkeler nedeniyle zayıflarken, dikkatler Çin üzerine yoğunlaşmış durumda. Oynak ve riskli ortam Türkiye gibi ülkelerin kendi siyasi ve ekonomik hikâyelerini güçlendirmesini ve daha hazırlıklı olmasını son derece gerekli kılıyor.

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm: Soru ve Cevaplarla Dünya ve Türkiye Ekonomisi

Deloitte’un Ekonomik Görünüm Raporu’na göre ilk çeyrek büyüme oranı her ne kadar beklentilerin üzerinde olsa da zayıf görünüm hala sürüyor. 2015 yılının %2,5 büyüme ile tamamlanması, enflasyonun yine hedefin belirgin üzerinde kalması, cari açığın ise GSYH’ye oranla görece yüksek seyrini koruması bekleniyor. 

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm: Dalgalı Sularda Seçime Doğru - Mayıs 2015

Türkiye ekonomisinin kritik bir eşiğe geldiği belirtilen raporda, Türkiye’nin görece olarak düşük büyüme ancak yüksek enflasyon ve cari açık denkleminde takıldığı, bunun aşılması için genel seçim sonrası ekonomi yönetimi tarafındaki belirsizliklerin ortadan kalkması ve ‘yeni bir hikaye’ oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm - Ocak 2015
Petrol fiyatı aşağı, Türkiye ekonomisi yukarı?

Deloitte’un Ekonomik Görünüm raporuna göre 2015, Türkiye için dalgalı bir yıl olacak. Petrol fiyatındaki sert düşüşün makro dengeleri olumlu etkileyeceği, ama yine de büyümenin potansiyelin altında seyredeceği vurgulanıyor. Büyümenin geçen yıl olduğu gibi bu yıl da %3 civarında kalacağı, enflasyonun yılı %6,5-%7 bandında kapatacağı, cari açığın ise 35 milyar dolar seviyelerine veya GSYH’ye oranla %4,5 düzeylerine gerileyebileceği öngörülüyor.

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm - Ekim 2014
Yeniden dengeleme süreci üçüncü çeyrekte yavaşlama trendinde

Dış talebin büyümeye katkısı hız kesiyor. İkinci çeyrekte beklentilerin üzerinde bir yavaşlama gerçekleşti. İlk çeyrekteki yıllık %4,7’lik büyüme, ikinci çeyrekte %2,1’e geriledi.

Devamı için tıklayınız.

Ekonomik Görünüm: Merkez Bankalarının Gölgesinde - Temmuz 2014

Dış talebin büyümeye katkısı artıyor. Türkiye ‘yeniden dengelenme’ sürecinde

Deloitte’un Ekonomik Görünüm raporuna göre küresel ekonomi yavaş da olsa iyileşmeye devam ediyor, Türkiye ekonomisinde ise büyümede görece bir yavaşlama söz konusu. 2014 yılsonunda büyümenin %3,5, enflasyonun ise %8,5 civarında olacağı tahmin ediliyor. Cari açığın ise GSYH’ye oranla %5,5-%6 bandında gerçekleşmesi öngörülüyor.

Devamı için tıklayınız.

 

Faydalı buldunuz mu?